Sayfa 9 / 10
DNS ve domain yazıları
Nameserver, DNS kayıtları ve domain güvenliği üzerine teknik rehberler.
-
Reverse DNS PTR Kaydı: Mail Sunucusu İçin rDNS Rehberi
PTR kaydı, DNS tarafında çoğu zaman en az görülen ama en çok yanlış anlaşılan kayıt türlerinden biridir. Bunun nedeni basittir: çoğu web sitesi sahibi günlük yönetimde A, CNAME, MX veya TXT kayıtlarıyla çalışır; PTR ise genellikle doğrudan IP sahibi ağ operatörü veya sunucu sağlayıcısı tarafında yönetilir. Bu yüzden reverse DNS gerektiren bir mail sunucusu kurulduğunda, birçok ekip “DNS kayıtları tam ama teslimat neden zayıf?” sorusuyla karşılaşır.
-
Registrar Lock Nedir? Domain Transfer Öncesi Kontroller
Registrar lock, bir alan adının yetkisiz biçimde başka bir kayıt kuruluşuna taşınmasını zorlaştıran güvenlik katmanlarından biridir. Kullanıcı tarafında çoğu zaman sadece bir açma kapama düğmesi gibi görünür; ancak pratikte transfer sürecini, kayıt güncellemelerini ve bazı durumlarda 60 günlük bekleme kurallarını doğrudan etkiler. Bu nedenle transfer planı olan bir domain için registrar lock durumunu son gün değil, hazırlık aşamasında kontrol etmek gerekir.
-
Domain Süresi Dolunca Ne Olur? Grace Period ve Sonrası
Bir alan adının süresi dolduğunda çoğu kullanıcı yalnızca “site kapanır mı?” sorusuna odaklanır. Oysa gerçek süreç daha katmanlıdır. Domain son kullanma tarihine geldiğinde, alan adı anında herkese açık hale gelmez; çoğu senaryoda registrar politikası, registry düzeyi bekleme süresi ve geri alma aşamaları devreye girer. Bu katmanlar doğru bilinmediğinde kullanıcılar ya gereksiz panik yaşar ya da hâlâ geri alınabilir bir alan adı için çok geç davranır.
-
Cloudflare DNS Kurulumu: Domain Ekleme ve Geçiş Adımları
Cloudflare DNS, alan adını hızlı ve merkezi biçimde yönetmek isteyen projelerde sık tercih edilir. Ancak kurulum aşaması ilk bakışta basit görünse de nameserver değişimi, kayıt taraması, proxy modu ve geçiş sırası doğru kurgulanmadığında site erişimi, e-posta teslimi veya alt alan yapılandırması beklenmedik şekilde bozulabilir. Bu nedenle Cloudflare’a domain eklemek, yalnızca panelde birkaç butona basmaktan ibaret değildir.
-
DMARC Kaydı Kurulumu: Politika, Raporlama ve Geçiş
DMARC, e-posta kimlik doğrulama zincirinin politika katmanıdır. SPF ve DKIM size hangi sunucuların yetkili olduğunu ve iletinin imzalanıp imzalanmadığını söyler; DMARC ise bu iki sonucun alan adıyla gerçekten uyumlu olup olmadığını yorumlar ve başarısızlık halinde alıcıya ne yapmasını önerir. Bu nedenle DMARC kaydı, e-posta güvenliği tarafında en görünür ama en yanlış uygulanan DNS adımlarından biridir.
-
DKIM Kaydı Kurulumu: Selector, TXT Kaydı ve Kontrol
DKIM, bir e-postanın gerçekten beklenen alan adı adına imzalanıp imzalanmadığını doğrulamaya yardımcı olur. SPF hangi sunucuların gönderim yapabileceğini söylerken, DKIM iletinin başlık ve gövde bütünlüğüne kriptografik imza katmanı ekler. Bu sayede mesaj yolda değiştirilmiş mi ve görünen alan adına ait imza gerçekten mevcut mu soruları daha güvenilir biçimde cevaplanır.
-
SPF Kaydı Oluşturma: Yetkili Gönderici ve Hata Kontrolü
SPF kaydı, bir alan adı adına hangi sunucuların e-posta göndermeye yetkili olduğunu tanımlar. E-posta tesliminde görünen birçok sorun, aslında yanlış SPF kaydı, birden fazla SPF kaydı veya taşınmış altyapıya rağmen güncellenmemiş yetki listesi nedeniyle ortaya çıkar. Bu yüzden SPF kaydı yalnızca teknik bir ayrıntı değil, doğrudan teslimat kalitesini etkileyen temel DNS bileşenlerinden biridir.
-
TXT Kaydı Kullanımı: Domain Doğrulama, SPF, DKIM ve DMARC
TXT kaydı, DNS tarafında en çok karıştırılan ama en sık kullanılan kayıt türlerinden biridir. Site açılışını doğrudan yöneten bir A kaydı kadar görünür değildir; buna rağmen alan adı doğrulama, e-posta güvenliği ve üçüncü taraf servis entegrasyonlarında kritik rol oynar. Özellikle bir domain yeni kurulduğunda veya mevcut altyapı başka servise taşındığında, eksik ya da hatalı TXT kayıtları birçok doğrulama sürecini durdurabilir.
-
WHOIS ve RDAP Farkları: Domain Kayıt Verisi Nasıl Okunur
Bir alan adının kayıt bilgisini incelerken çoğu kullanıcı hâlâ WHOIS sonucuna baktığını düşünür. Oysa güncel domain yönetiminde yalnızca ismin boşta olup olmaması değil, görünen kayıt verisinin nasıl sunulduğu da önem kazanmıştır. Özellikle gTLD alan adlarında RDAP öne çıktıkça, klasik WHOIS ekranındaki alışkanlıklarla yeni veri yapısını aynı şey sanmak sık yapılan bir hatadır.
-
Alan Adı Sorgulama Nasıl Yapılır? WHOIS ve İlk Kontroller
Alan adı sorgulama, yalnızca bir ismin boşta olup olmadığını öğrenmekten ibaret değildir. Doğru bir sorgulama süreci; müsaitlik kontrolü, uzantı seçimi, kayıt verisi incelemesi, geçmiş kullanım analizi ve marka riskinin değerlendirilmesini birlikte içerir. Özellikle proje adı henüz kesinleşmeden yapılan ilk sorgular, ileride taşınması zor marka ve teknik sorunları azaltır.